Pet-ct

Radyoaktif maddelerin kullanılması yolu ile hastalıkların teşhis ve tedavisini yapan, bu şekilde pek çok organ ve dokunun görüntülenmesi sağlayan bir daldır.

Tanı amacıyla kullanılan radyoaktif maddeler her organ için farklı özellikte olup yaydıkları ışınlar yolu ile organların yapısı ve organ fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu maddelerin hastalara verilmesini takiben çekilen filmlere sintigrafi adı verilir.

Tiroid sintigrafisi, Poratiroid sintigrafisi, Myokard perfüzyon sintigrafisi, GATED Myokard perfüzyon sintigrafisi, Böbrek parankim ve fonksiyon sintigrafisi, Kemik sintigrafisi, Gastroösefajial reflu sintigrafisi, Karaciğer kan havuzu (hemanjiom) sintigrafisi, Akciğer perfüzyon /ventilasyon sintigrafisi, Octreotide ile tümör görüntüleme, MIGB ile tümör görüntülenmesi, Lenfosintigrafi gibi…

Sintigrafi çekimde alınacak görüntülerin zamanı tetkikten tetkike farklılık göstermektedir. Bu süreler hakkında nükleer tıp bölümünde hastalara detaylı bilgi verilmektedir.

PET CT

PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve BT (Bilgisayarlı Tomografi) cihazlarının kombinasyonundan oluşan non-invaziv (girişimsel olmayan), kesitsel bir görüntüleme yöntemidir.

PET/BT hasta dokularda yapısal değişiklikler oluşmadan metabolizma düzeyindeki değişikliklere duyarlı özel ilaçlar kullanılan hibrid/iki görüntüleme cihazının birleşiminden oluşan bir cihazdır.

Bu görüntüleme işlemi öncesi hastalara pozitron yayıcı radyonüklidlerle işaretli ilaçlar damar yolundan enjekte edilir. Ülkemizde bu ilaçlardan Dünya'da da en yaygın olarak kullanılan F-18 FDG (Fluorodeoksiglukoz)en çok kullanılan radyofarmasötiktir(radyonüklidle işaretli ilaçlar). Bu ilaçlar oldukça düşük düzeyde radyasyon içeren ve hastalarda kanıtlanmış hiç bir yan etkisi olmayan ilaçlardır.

Tümör dokusunda kontrolsüz hücre bölünmesi nedeniyle normal sağlıklı hücrelere göre artan glukoz ihtiyacı nedeniyle verdiğimiz ilaçta bulunan bir glukoz türü olan FDG (fluorodeoksiglukoz)'un tümör hücrelerinde normal sağlıklı hücrelere göre artmış tutulumunun saptanması esasına göre değerlendirme yapılır.

  • Kanser şüphesi taşıyan kitlelerin iyi/kötü huylu ayrımının yapılmasında,
  • Kanser tanısı almış hastalarda hastalığın yaygınlığının belirlenmesinde,
  • Kanser tanısı almış hastalarda kanserin takibi aşamasında tedaviye cevabının belirlenmesinde ya da kanser nüksünün (rekürrensinin) tespitinde kullanılır.
  • Onkoloji dışı ise ameliyat yapılması planlanan epilepsi hastalarının değerlendirilmesinde ve alzheimer hastalığının tanısının konmasında,
  • Miyokard (kalp kası) dokusunda geçirilmiş enfarktüs (kalp krizi) bölgesinde viabilitenin (canlı doku) varlığının değerlendirilmesinde kullanılır.