07_drbobrek_

Kronik böbrek yetmezliği, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en önemli sağlık sorunlarından biridir. Ülkemizde 2010 yılı verilerine göre yetmişbine yakın böbrek yetmezliği hastası diyaliz tedavisi görmektedir. Bu rakamın 2015 yılında yüzbini aşması beklenmektedir. Artan hasta sayısı, ekonomik ve sosyal yükü nedeniyle hem sosyal güvenlik sistemi hem de sağlık sistemi üzerinde olumsuz bir baskı oluşturmaktadır.

Kronik böbrek yetmezliği gelişen hastalarda her iki böbrek de üre, kreatinin gibi artık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması; sıvı ve elektrolit, asit-baz dengesinin ayarlanması; kalsiyum, fosfor, magnezyum ve D vitamini düzeylerinin ayarlanarak kemik yapısının dengelenmesi; kan üretiminin ayarlanması; insülin gibi bazı hormonların yıkılarak vücuttan atılması ve kan basıncının ayarlanması gibi önemli görevleri yerine getiremez hale gelir. Bu kadar önemli görevlere sahip bu organlarımız artık görevlerini yerine getiremeyecek hale geldiklerinde hastaların yaşamlarını sürdürebilmeleri için, renal replasman tedavileri adı verilen tedavi yöntemlerinden birine başlamaları gerekir. Bu yöntemler hemodiyaliz, periton diyalizi ve böbrek naklidir.

Gerçekte, yukarıda sayılan yöntemler içinde sadece böbrek nakli tedavi edici yöntem olup diğerleri destek tedavi sınıfına girmektedir.