gögüs-hastalıkları

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri halen en sık görülen ölüm nedenlerindendir. Erkeklerde 1. sırada yer alırken, kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla beraber sıklığında artış gözlenmektedir. Akciğer kanseri ile birçok risk faktörü ilişkilendirilmiş olsa da bunların en önemlisi sigara kullanımıdır. Akciğer kanseri olgularının yaklaşık %80-85’inde sigara hastalıktan sorumlu tutulmaktadır. Bu sıklıkta izlenen akciğer kanseri, en çok sigara kullanımına bağlı geliştiğinden aynı zamanda önlenebilir tek kanser türü olarak da tanımlanabilir. Göğüs Hastalıkları polikliniği bünyesinde sigara bıraktırma polikliniğimiz de hizmet vermektedir.

Akciğer kanserinin başlıca belirtileri öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı, göğüs, omuz, kol veya sırt ağrısı, kan tükürme, ses kısıklığı, yüz ve boyunda şişme, hırıltılı solunum gibi belirtilerdir. Birçok olguda öksürük erken bir belirti olmasına rağmen hastaların çoğu sigara kullandığından öksürüklerinin sigaraya bağlı olduğunu düşünerek doktora başvuruda gecikirler. Bu nedenle uzun süren (4 haftadan uzun) öksürük varlığında veya önceden var olan öksürüğün karakterinde bir değişme ortaya çıktığında mutlaka Göğüs Hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmek gerekir.

Akciğer kanserinin tanısında uygulanan başlıca yöntemler; akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi, balgam tetkiki, plevra sıvısı sitolojisi, bronkoskopi veya iğne biyopsisidir. Akciğer kanserinin tip tayin edildikten sonra hastalığın hangi aşamada olduğuna karar verilerek tedavi Göğüs Cerrahisi ve Onkoloji Kliniği ile beraber uygulanır.

Astım

Astım, hava yollarının (bronşların) geçici olarak tekrarlayıcı daralması ile seyreden bir çeşit mikrobik olmayan iltihabi hastalığıdır. Astım ataklarla seyreder. Astımlı biri, astımı tetikleyen bir madde (alerjen) ile temasa geçtiğinde, hava yollarının duvarları etrafındaki kas kasılarak hava yolunu daraltır. Çevrede bulunan çeşitli alerjen dediğimiz alerjik reaksiyona neden olan maddeler, sigara dumanı, duygusal faktörler, egzersiz, soğuk havaya maruz kalma gibi tetikleyici faktörler bronşları daraltabilir. Hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye başlar. Genellikle kendine özgü, zor çıkartılabilen, saydam renkli bir balgam oluşur.

Ataklar dışında çoğu kez hiçbir yakınması olmayan hastada atak sırasında nefes darlığı, öksürük, hışıltılı solunum, güçlükle balgam çıkarma, göğüste sıkışıklık hissi gibi belirtiler vardır ve bu belirtilerin şiddeti hastadan hastaya çok büyük değişiklikler gösterebilir. Ataklar genellikle gece sabaha karşı ortaya çıkar, kendiliğinden veya ilaç kullanarak geriler ve kaybolur ancak yeni bir atakla tekrar ortaya çıkar. Tedavi görmemiş ya da düzensiz tedavi görmüş olgularda, zamanla atak sıklığı ve şiddeti artar. Bu hastalarda, nefes darlığı, hışıltılı solunum ve göğüste sıkışıklık hissi gibi belirtiler süreklilik kazanabilir.

Astım hastaları Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından fizik muayene, akciğer filmi, solunum fonksiyon testi ve deri alerji testi ile değerlendirilir. Hastalığın ağırlığına göre hastaya uygulanabilecek nefes açıcı ilaçlar çeşitlilik gösterir. Kronik (müzmin) hastalık olması dolayısıyla astım hastalarının 3 aylık periyotlarla kontrolü uygun olur.

Koah

Amfizem ve kronik bronşiti kapsayan bir hastalık grubudur. Tam olarak karşılamasa bile yaygın olarak kronik bronşit, müzmin bronşit gibi isimlerle halk arasında anılmaktadır. Amfizem alveol denilen hava keseciklerinin ve alveol duvarlarının yıkımıyla oluşan anormal ve kalıcı genişlemedir. Kronik Bronşit ise fazla miktarda mukusun (balgamın) oluştuğu sürekli öksürük durumudur. Sigara, KOAH’ın en önde gelen nedenidir ve hastaların %90’ından sorumludur. Sigara içen her 5 kişiden biri, yaşamı esnasında KOAH geliştirme riskiyle karşı karşıyadır.

Başlangıçta sadece hafif bir nefes darlığı ve ara sıra öksürük krizleri görülebilir. Hastalık ilerledikçe nefes darlığına ötme (hırıltılı solunum) eşlik edebilir, yoğun balgam çıkışı olabilir. Nefes darlığı ilk zamanlarda yol yürümek, yokuş çıkmak gibi çaba gerektiren durumlarda meydana gelirken zaman içerisinde hastalığın ilerlemesi ile istirahatte dahi nefes darlığı olabilmektedir.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından muayene edilen hastalar akciğer filmi ve solunum fonksiyon testi (spirometri) ile değerlendirilir. Gerekli olduğu takdirde hastalara Bilgisayarlı Tomografi de uygulanabilmektedir.

Hastalığın derecesine göre, tedavi akciğerlere giden hava miktarını arttırmayı sağlayan ilaçlar gerektirebilir. Bunlar düzenli olarak alınması gereken ilaçlardır. Bazı durumlarda hastalara Göğüs Cerrahisi tarafından operasyon da önerilmektedir.

Bronşektazi

Bronşektazi, çoğunlukla geçirilmiş ağır akciğer enfeksiyonları ardından bronşların duvar harabiyeti sonucu kalıcı genişlemesi olarak tanımlanmaktadır.

Öksürük, yoğun balgam çıkışı ve sık sık geçirilen akciğer enfeksiyonları en sık görülen belirtileridir. Tanı aşamasında ince kesitli bilgisayarlı tomografi gerekmektedir. Gereğinde bu olgulara bronkoskopi de uygulanmaktadır.

Hastalığın tedavisinde esas düzenli ilaç, rehabilitasyon ve gereğinde antibiyotik kullanımıdır. Belirli bir bölgede sınırlı bronşektazide ise ciddi ve hayatı tehdit eden kanama, sürekli bol miktarda balgam çıkarma, sık tekrarlayan enfeksiyonlar söz konusu ise yani hastanın hayati tehlikesi varsa ya da yaşam kalitesi bozulmuş ise cerrahi girişim uygulanır.

Horlama Ve Uyku Apne Sendromu

Toplumda horlama yakınması oldukça yaygındır. Normal uyku sırasında havayolumuzu açık tutan kaslar gevşemektedir. Bu dönemde nefes alımı sırasında yumuşak damak, küçük dil gibi üst solunum yollarımızdaki bazı bölümlerde meydana gelen titreşimle horlama gerçekleşmektedir. Bu noktada horlamanın sadece uyku kalitesini bozan bir ses mi yoksa uyku apne sendromu denilen ciddi bir hastalık mı olduğunu ayırmak önem kazanmaktadır.