Algoloji

Başta bel ağrısı olmak üzere boyun ve sırt ağrıları günlük yaşamı ve iş yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu hastalar genellikle ilk olarak beyin cerrahlarına ve fizik tedavi uzmanlarına başvurmaktadır. Sıklıkla başlangıçta ilaç tedavileri uygulanmaktadır.

Yeterli fayda sağlanamadığında yapılan fizik tedavi uygulamaları diğer önemli tedavi seçenekleridir. Bu tedavilerle yeterli iyileşme olmadığında özellikle ameliyat gerektirmeyen hastalarda, girişimsel enjeksiyonlar ve radyofrekans (RF) uygulamaları mutlaka akla gelmelidir.

Girişimsel enjeksiyonlar ile uygulanan ilaçlar yalnızca ağrı olan bölgede ki sinirleri etkilemekte ve ilaçlar bütün vücuda dağılmamaktadır.

Örneğin; bel fıtığı olan bir hastada ağrılı bölgeye yapılan ilaçlar fıtık başlangıcı veya fıtık olan bölgede ki ödemi ve enflamasyonu (yangı) azaltıp sinir köklerine olan baskıyı ortadan kaldırarak etkili olmaktadır. Bundan dolayı bu yöntemler ağızdan alınan veya kalçadan ve damardan yapılan ilaçlara göre çok daha etkilidir.

Girişimsel enjeksiyonlar ve RF en sık bel ağrılarında uygulanmakla beraber boyun ve sırt ağrılarında da yapılmaktadır. En yaygın olarak epidural ve transforaminal enjeksiyonlar ile faset eklem ve sakroiliak eklem enjeksiyonları yapılmaktadır. Girişimsel enjeksiyonlar ve RF, skopi eşliğinde işlem yapılacak bölge görülerek, steril koşullarda gerçekleştirilmektedir. Bu uygulamaların başarı şansı oldukça yüksek yan etki potansiyelleri ise azdır.

KANSERE BAĞLI GELİŞEN AĞRILAR

Kanser günümüzde yaşamı tehdit eden en önemli hastalıkların başında gelmektedir. Hastalığın seyri sırasında gelişebilen ağrılar hastanın yaşam kalitesini önemli oranda etkilemektedir. Hastalığın tedavisi için yapılan kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi uygulamaları ile de bazı bölgelerde ağrı gelişebilmektedir.

Kanserin seyri ve tedavisi sırasında gelişen ağrıların kontrol altına alınması hem hastanın yaşam kalitesini hem de tedaviye olan uyumu ciddi oranda arttırmaktadır. Hastalar ağrıları açısından çok iyi değerlendirilmeli, ayrıntılı anamnez alınmalı, fizik muayene ile laboratuvar ve radyolojik tetkikleri yapılarak ağrının niteliği ve kaynağı belirlenmelidir.

Bundan sonra uygun tedavi yöntemine karar verilmelidir. Tedavi süresince hasta ağrı açısından yakından takip edilmelidir. Ağrı kontrolünde ilk seçenek ilaç tedavisidir.

Dünya Sağlık Örgütü bu amaçla basamak tedavisi olarak adlandırılan yöntemin uygulanmasını tavsiye etmektedir. Bu yöntemde başlangıçta ağızdan alınan zayıf etkili ağrı kesiciler kullanılmaktadır. Hastanın yakın takibi ile yeterli ağrı kontrolü sağlanamadığında sırasıyla orta ve güçlü etkili morfin ve benzeri ağrı kesiciler kullanılmaktadır.

Bu sırada adjuvan (yardımcı) olarak adlandırılan çok sayıda ilaçtan da faydalanılmaktadır. Basamak tedavisinde uygulanan ilaçlar yetersiz kaldığında, girişimsel yöntemler (Radyofrekans termokoagülasyon ile periferik sinir, pleksus, sempatik sinir blokları), port ve pompa ile morfin ve benzeri ilaçların farklı yollarla verilmesi ile ağrı kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.

Özellikle kansere bağlı gelişen ağrıların tedavisinde, ilgili bütün hekimlerin (Cerrah, Onkoloji Uzmanı, Psikiyatri Uzmanı, Anestezi Uzmanı, Ağrı Tedavi Uzmanı ve diğer uzmanlar) katılımları ile multidisipliner bir yaklaşımla tedavi planı yapılması başarının en önemli anahtarıdır.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen kanserli hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Pleksus (Çöliyak, Splanknik, Hipogastrik) blokları
  • Somatik, sempatik sinir blokları
  • Epidural-spinal port uygulaması
BEL-BACAK AĞRILARI

Nedenleri: Fonksiyonel bel ağrıları, miyofasiyal ağrı sendromları, duruş bozuklukları, bel omur kireçlenme ve kıkırdak hasarları, bel fıtığı, başarısız bel cerrahisi sendromu, omirilik daralması, bel omurlarında kayma, siyatik, faset eklem kireçlenmeleri bağlı olarak bel ağrıları ortaya çıkabilir.

Ayrıca, huzursuz bacak sendromuna bağlı nedeni bilinmeyen bacak ağrıları dışında, damar tıkanıklıklarına bağlı bacaklarda tedaviye cevap vermeyen ağrılar görülebilir.

Yukarıdaki nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bel ağrıları çeşitli ilaç veya radyofrekans termokoagülasyon (ısı ile yakma) yöntemleri kullanılarak yapılan sinir blokları tedavi edilebilmektedir.

Son yıllarda gelişen teknoloji ile artık bel ve boyun fıtıkları açık ameliyatlar çok gerekmedikçe yapılmamaktadır. Gereksiz yapılan açık ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar bazen ağrı şikayetlerini daha da arttırabileceği bilinmektedir. Ayrıca fıtıklaşmış dokunun tam alınmamasına veya aynı yerden tekrar fıtıklaşmaya bağlı ameliyat sonrası aynı ağrılar tekrar başlayabilmektedir.

Bu nedenle, ağrı kliniğimizde sadece bir iğne ile fıtık dokusu içerisine girilmekte (Resim 1) veya özel ince boruyla bel omurları arkasındaki epidural boşluğa girilerek fıtık ısıtılarak yakılmak suretiyle veya lazer uygulanarak küçültülmektedir. Ayrıca bu yöntemle ameliyatlara bağlı gelişen yapışıklıklar da açılabilmektedir.

Bel fıtıklarında ameliyata alternatif olarak yapılan çeşitli girişimsel yöntemlerle (Lazer Epiduroskopi, İntradiskal elektrotermokoagülasyon, hidrojel, diskojel, dekompresyon) ameliyatsız bel fıtığı tedavisi uygulanmaktadır.

Ayrıca bel fıtıklarında ilaç ve egzersiz tedavisine cevap vermeyen hastalarda epidural yoldan uygulanan ilaçlarla bel fıtığına bağlı ağrısı tedavisi yapılmaktadır.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası geçmeyen bel ağrıları epidural ilaç uygulamaları, epidural lizis, spinal kord stimülasyonu vb girişimsel yöntemlerle tedavi edilmektedir.

Bel kireçlenmelerinde, ilaç ve egzersiz tedavisine cevap vermeyen hastalarda radyofrekans termokoagülasyon (ısı ile yakma, lazer) tedavisi yapılmaktadır.

İlaç tedavisi ve Fizik Tedavi uygulamalarına cevap vermeyen bel ağrılı hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Lomber faset RFT
  • Selektif-sempatik sinir blokları
  • Tetik nokta enjeksiyonu
  • Epidural steroid uygulamaları
  • Kapalı endoskopik lazer yöntemiyle disk dekompresyonu
  • Kapalı endoskopik epidural adezyonlizis
  • İntradiskal elektrotermokoagülasyon ile disk dekompresyonu
  • Spinal kord stimülatörü (omirilik pili)
BAŞ AĞRILARI

Baş ağrıları en sık karşılaşılan ve teşhis-tedavisinde en fazla güçlük çekilen hastalıklardan biridir.

En çok görülen baş ağrısı tipleri;

Primer baş ağrıları: Migren, gerilim tipi, küme, kombine baş ağrıları şeklinde ortaya çıkar.

Sekonder veya organik nedenli baş ağrıları: Altta yatan diğer hastalıklara eşlik eden baş ağrısı şeklinde görülür.

İlaç tedavisine cevap vermeyen migren, küme, gerilim tipi baş ağrılarında aşağıdaki girişimsel yöntemler uygulanmaktadır.

  • Oksipital sinir bloğu
  • Tetik nokta enjeksiyonu
  • Botox, Ozon enjeksiyonu
YÜZ VE ÇENE AĞRILARI

Özellikle diş çekimleri sonrası yüzün yarısında ilaç tedavisine cevap vermeyen şiddetli ağrılar görülebilmektedir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Gasser gangliyon bloğu
  • Maksiller, mandibüler, mental sinir bloğu
BOYUN- OMUZ-KOL-SIRT AĞRILARI

Boyun ve sırt fıtık veya kireçlenmelerine veya fibromiyaljiye bağlı şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir. Boyun fıtık ve kireçlenmeleri, miyofasiyal ağrılar, kompleks bölgesel ağrı sendromları gibi nedenlere bağlı olarak omuz, kol ve ele yansıyan ağrılar görülebilir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Servikal-Torakal epidural steroid uygulamaları
  • Servikal-Torakal faset RFT
  • Tetik nokta enjeksiyonu
  • Stellat Gangliyon bloğu
DİZ VE KALÇA, KUYRUK SOKUMU AĞRILARI

Diz ve kalça eklemi kireçlenmeleri, bel omurlarındaki fıtık, kireçlenme, kayma ve daralmalar, priformis send, miyofasiyal ağrılara bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Kuyruk sokumundaki ağrılar, çıkık veya aşırı içe dönmesi, popo üstüne düşme sonrası ortaya çıkan kaymalara bağlı veya bel fıtık/kireçlenmeleri yada kalça eklemi kireçlenmelerine bağlı görülebilir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Lomber faset RFT
  • Sakroiliak eklem enjeksiyon-RFT
  • Diz enjeksiyonu-RFT
  • Priformis-Tetik nokta enjeksiyonu
  • Sempatik sinir blokları (İmpar Gangliyon bloğu)
ŞEKER HASTALIĞINA BAĞLI AĞRILAR

Özellikle kol ve bacaklarda kan akımı bozukluğu, küçük lif nöropatisine bağlı ağrı şikayetleri görülür.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Sempatik sinir blokları
KAS ROMATİZMASINA BAĞLI AĞRILAR (Fibromiyalji, miyofasiyal ağrılar)

Kaslarda meydana gelen ağrılı bantlara bağlı olarak boyun, sırt, kol, bel ve bacakta tedaviye cevap vermeyen ağrılar ortaya çıkabilir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Tetik nokta enjeksiyonu
  • Botoks-Ozon enjeksiyonu
ZONA HASTALIĞINA BAĞLI AĞRILAR

Bel, sırt, göğüs, kol, bazen yüzde ciltte ağrı, sulanma ve kaşıntı ile seyreden Zona hastalığı sonrası tedaviye cevap vermeyen ağrılar meydana gelmektedir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Servikal-Torakal sempatik sinir blokları
  • İnterkostal sinir bloğu
  • Somatik sinir bloğu
AMELİYAT SONRASI GEÇMEYEN AĞRILAR

Bazı ameliyatlardan sonra sinirlerde meydana gelen hasar sonucu ameliyat bölgesinde şiddetli ortaya çıkabilir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Sempatik sinir blokları
  • Somatik sinir bloğu
KOMPLEKS BÖLGESEL AĞRI SENDROMUNA BAĞLI AĞRILAR

Kol veya bacaktaki kırık, çarpma, alçı sonrası ağrı, renk değişikliği, üşüme şikayetleri şeklinde görülebilir.

İlaç tedavisi uygulamalarına cevap vermeyen hastalarda aşağıdaki girişimsel işlemler uygulanmaktadır.

  • Sempatik sinir blokları (Servikal-Torakal-Lomber)
  • Spinal kord stimülatörü
TIBBİ BİRİMLERE GERİ DÖN

Bölüm Doktorları